globalecza
     
globalecza
ANABAŞLIKLAR
Resimdeki Hayalet

Eksikliğini çektiğimizden değil… Ama bir başka Uzakdoğu korku filminin Hollywood versiyonu daha sinemalarımızda. 2004 tarihli ve aynı adlı Tayland yapımı filmin yeniden çevrimi, Japon bir yönetmene emanet edilmiş bu kez. Resimdeki Hayalet, evlendikten hemen sonra eşiyle birlikte iş için daha önce de bulunduğu Japonya’ya dönen Amerikalı bir fotoğrafçının çevresinde gelişiyor. Hayaletli Uzakdoğu korku filmlerinin hepsinde olduğu gibi kahramanımız aslında bir kadın; bu durumda fotoğrafçının karısı. Japonya’ya ilk geldiklerinde otobanda bir genç kıza çarptığını sanıyor ama söz konusu kişi aslında bir hayalet olduğu için kazadan iz bulunamıyor. Daha sonra fotoğraflarda karşılarına çıkmaya başlıyor bu kız. Ve araştırdıkça, hayaletin hikayesi çözülüyor.




Yine benzerlerinden hiç farklı sayılamayacak şekilde, erkekler tarafından ezilen, istismar edilen, acı çektirilen kadınların öyküsü çıkıyor karşımıza, film tamamlandığında. Hiçbir erkek karakterin de gözünün yaşına bakmıyor doğrusu filmin yaratıcıları. Ancak neredeyse feminist bu tavır, aynı filmi daha önce defalarca izlediğimiz gerçeğini de değiştirmiyor. Bu tavrı orijinal veya yürekli bulabileceğimiz günler çok geride kaldı. Sadece ölçülü bir takdirle başımızı sallıyoruz hafifçe… “Ah şu körolasıca erkekler…” Ve salonu terk ediyoruz… Şu saatten sonra etkileyici olması neredeyse imkansız bir formül bu. Ancak yepyeni bir bakış açısı, bir tür yapıbozumla yaklaşılırsa ortadaki şablona… O da belki… Resimdeki Hayalet zaten bunun için çaba göstermiyor. Kendi işini temiz bir şekilde yapmakla yetiniyor yönetmen. Geriye de düzgünce çekilmiş, orta karar bir korku filmi kalıyor. Oyuncuların da yüzlerinin akıyla çıktıklarını söyleyebiliriz en fazla bu filmden. Çeşitli dizi yüzlerini toplayarak seyirciyi oyalamaya çalışmış yapımcılar. Başroldeki Joshua Jackson’ı zaten Dawson’s Creek’ten hatırlıyoruz. Kendisi daha olgun bir yüz ve oyuncu oldu o günlerden beri. Kimi bağımsız filmlerdeki performanslarıyla övgü topladı son yıllarda. Önümüzdeki aylarda da J.J. Abrams’ın yeni dizisi Fringe’de izleyeceğiz kendisini.




Onun dışında, Nip/Tuck’taki oğul, Matt McNamara (John Hensley), The Office’in Amerikan versiyonundan David Denman veya Heroes’da Hiro’nun arkadaşı Ando (James Kyson Lee) gibi başka dizi yüzlerine de rastlamak mümkün filmde. Başroldeki Rachel Taylor’ı ise Transformers’da görmüşüz daha önce. Ben hatırlayamadım, belki siz hatırlarsınız… Neticede, büyük iddiası olmayan, izlenebilir ama yeni bir şey sunmaz bir film Resimdeki Hayalet. Kadınlara, en güvendiğiniz erkeklerin bile bazen nasıl duygusuz ve bencil olabileceklerini, erkek denen organizmanın az gelişmişliğini göstermekten fazla bir amacı da yok. Ve bunu yapan da hep erkek sinemacılar oluyor nedense… Artık ister ironik deyin, ister duyarlı… Ben uyarımı yapayım da !

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.


Favori olarak ekle (80)

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları
 
< Önceki   Sonraki >